TARİHÇE

Arduç köyü resmi kayıtlara göre 18.07.1940 tarihinde köy tüzel kişiliği almıştır. Köy Görele ilçe merkezine 17 km mesafede olup 1997 kayıtlarına göre köyde, 139 hane ve 158 nüfus bulunmaktadır. Bu nüfus 2000 nüfus sayımlarında 190’a çıkmıştır. Köyün adı ile ilgili bilgiyi Mustafa Kavuk şöyle açıklamaktadır.
Köyün tarihi ile ilgili olarak kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak tahminlere göre bugün yaşamakta olan insanların ataları 1700’lü yıllarda köye yerleştikleri bilinmektedir. 1700’lü yıllardan daha eskilere inen herhangi bir eser veya tarihi yapı bulunmamaktadır. Köyün komşuları; kuzeyde Akharman ve Dikmen, batıda Şahinyuva, Güneyde Kaledibi (Çanakçı ilçesine bağlı), güney doğuda Ege Köyü (Çanakçı ilçesine bağlı) doğuda Menteşe ve Dereboyu köyleri ile çevrilidir. Köyde bazı köy evlerinin dışında bina olarak bir tarihi yapı bulunmamaktadır. Bunlarda ya yapılışı gereği dayanıksız yapılmış veya korunamamış ve yok olmaya terk edilmiştir. Ekonomiyi fındık oluşturmaktadır. Fındık dışında ekonomik değer ifade eden bir kaynak bulunmamaktadır. Bu nedenle tüm Karadeniz bölgesinde olduğu gibi Arduç köyünde de gerek ülke içi ve gerekse ülke dışına göçler olmuştur. Bugünkü ekonomi dışarıya göç eden insanların ya emekli olarak geri dönmeleri veya gurbetten köylerine bulundukları ekonomik desteğe dayalıdır. Bunların yanında gerek Görele ve gerekse köylerde küçük esnaf ve sanat işleri ile uğraşanlarda az da olsa bulunmaktadır.
Köyün gelmiş geçmiş en ünlü çeşmesi “Dibek” denilen çeşmedir. Ancak bu çeşme konumu gereği ve artık her evde su bulunmasından dolayı 1970’li yıllardan beri kullanılmamaktadır. Bunun yanında yenilenmesi nedeni ile tarihi yapı olarak önemli olmasa da lezzet açısından “Yağlı Su” çok ünlüdür. Köyde tarihi denilebilecek taş kemerden yapılma “Dibek Köprüsü” bulunmaktadır. Yaklaşık 200 yıllık olduğu tahmin ediliyor. Bu köprü “Cami Yanı Obuzu” üzerindedir. Köyde “Arduç Camisi” olarak bilinen bir cami bulunmaktadır. Bu cami 1977 yıllarında köy halkının katkılarıyla yapılmış, hem cami ve hem de sosyal amaçlı olarak kullanılmaktadır. Toplam 2.5 kattan ibaret olup giriş katın küçük bir bölümü çay ocağı, geri kalan bölümü ise köy sorunları ile ilgili toplantı, mevlit ve cenazelerde yemek salonu olarak kullanılmaktadır. Giriş üstündeki 1.5 kat ise mescit olarak kullanılmaktadır. “Arduç Deresi” üzerinde taş duvardan yapılma ve köye ait olan “Arduç Değirmeni” ve “Köseli Değirmeni” bulunmaktadır. Bunların her ikiside tarihi değerde olup halen hizmet vermektedir. Köyde üç adet mezarlık bulunmaktadır. Bunlar; Arduç mezarlığı, Köseli mezarlığı ve İpşirli mezarlığıdır.
Köyün ünlü simaları olarak bilinen sanatsal olarak ilk sırada, tüm Karadeniz bölgesinde yöresel müziğimiz ile ün salmış ve gelmiş geçmiş kemençe üstadlarından “Durkaya” ünlüdür. Durkaya’nın asıl adı Kemal İpşir’dir. Bilinen tarihte konusunda ilk beş içerisinde gösterilmektedir. Yine sanat çerçevesinde, Zurnacı Mehmet Barutçu, Zurnacı İbrahim İpşir ve Davulcu Arslan Sarıcı ve Davulcu Ahmet Barutcu bulunmaktadır. Ayrıca bölgede kırk yılı aşan muhtarlığı ve insanlarla ilişkileri açısından Arduç köyü dendiği zaman Muhtar Şaban Kavuk akla gelmektedir. Kendisi 1982 yılında vefat etmiştir. Köy yedi mahalleden oluşmaktadır. Bunlar köye adını veren Arduç mahallesi, Köseli mahallesi, Kırcalı mahallesi, Abdullu mahallesi, İpşirli mahallesi, Kertmek Kıranı mahallesi ve Eğci mahallesi’dir. Köyde yaşayan ve bilinen sülaleler ise şunlardır; Dilki, Sarıcı, İpşir, Barutçu, Kırcı, Besli, Kavuk, Egeli, Koç ve Durkaya. Köyde tam olarak bilinmemekle beraber 17-18 civarında şehit bulunduğu söylenmektedir. Şehit oldukları yerler de kesin bilinmemektedir. Ancak Yemen, Çanakkale, Afyon, Sakarya ve İstiklal Savaşı cephelerinde savaşmak üzere seferberlik sonrası geri dönmemişlerdir. Bunlarla ilgili net bir bilgi bulunmamaktadır. İstiklal Madalyası sahibi olarak Mehmet Koç (ö.1974) ve Yusuf Besli (ö.1998) bulunmaktadır.

 

Kaynaklar:

1- Ali Bilir, Geçmişten Günümüze Tüm Yönleriyle Görele , Simurg Yayınları, İstanbul, 2001

2- Arduç Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı