| KAYITLAR | DEFTERE YAZ |
Gönderen:
cenk sarıcı
Yer:
Diğer
Tarih:
17 Mayıs 2012, Perşembe 21:02 |
Selamlar Site Sakinlerine,
Şu an ney dinliyorum :) içimden çok şeyler söylemek geliyor ama ney gibi anlatamamaktan, onun kadar etkili ve doğru olamamaktan korktuğum için söyleyemiyorum.
Cemiyetin, cemiyet olabilmenin kıymetini çocuklarımız bazılarının torunları çok iyi anlayacak ama şu an bu işi yapması gereken bizler beceremediğimizden onların cemiyeti olmayacak...
İş işten geçmeden el verelim...gönül birliği edelim...Dün babam köydeydi ben şehirde burdayım benim evladım başka bir yerde olacak arduçtan habersiz...
Saygılar
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
CKAVUK
Yer:
Diğer
Tarih:
17 Mayıs 2012, Perşembe 19:10 |
Tesadüf eseri İstanbulda bizim köylülerden birisinin evinin önünde bir gençle karşılaştım.Selamlaştık.Tahminen 20 yaşlarında.Kimin oğlu olduğunu sordum.Söyledi.Babasını tanıyordum.Beni tanıyormusun dedim.Hayır dedi.Bende seni tanımıyorum dedim.Ama aynı köylüyüz dedim.gülüştük.
Ne garip değil mi ne çabuk şehirli olmuşuz 20 yılda.Birbirimizi tanımıyoruz.20 yıl önce böylemiydik.Artık paramız var.Boşvermesini öğretti bu şehir bize.
Öğrencilik yıllarım aklıma geldi.Ne güzel günlerdi onlar.10 kilometre yolu minibüs parası vermemek için fileler elimizde yürürdük.Neler yoktu içinde.sarma,yoğurt,fasulye v.s.
Dedimya şimdi zengin olduk.Öyle çok değil ama o zamana göre zenginiz artık.Çocuklarımız servisle gidiyor okullarına artık.Biz bisküvi bulamazken.cicimamak yolları beklerken büyüdük.40 yıl önce.Şimdi maraklı ayakkabılar giyiyor.mısır püskülünden yapılan sigaranın yerini yabancı sigaralar aldı.
Bonanza dizilerini izlemek için akü taşırdık.karda kışta.günlerce fındık soyardık evin bahçesinde.imeci vardı eskiden.got doldururduk.ey gidi günler hey.ne çabuk geçti.teknoloji gelişti.köyün sessizliğini bozan cemal yemek yiyoruz naralarının yerini sessizce cep telefonları aldı.İşte herşeyimiz oldu.Yol vuruldu köyün büyük bölümüne.Eskiden kök ederdik yakmak için.Şimdi odunu yakacak adam bulamıyoruz.Şimdi kimimiz işçi oldu,kimimiz patron,kimimiz öğretmen oldu kimimiz memur
Ama düşündükmü acaba ne olamadık biz.Gönül neler ister neler.kimler geldi geçti bu dünyadan eğer kimsenin kimseyi tanımadığı bir köy için uğraşılıyorsa boşverin.zaten şimdiden yaşıyoruz.köye gitmez yaşarsınız başka şehirlerde.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
salih dilki
Yer:
Diğer
Tarih:
17 Mayıs 2012, Perşembe 10:00 |
bahar dan önce ,ağaçların yaprakları yok iken,canları cekilmiş iken ki halaine bakın
bi de şu anki haline bakın.hankısı güzel,tabii hangi gözünüz ,hangi gönlünüz ,hangi tarafınızla bakacağınıza bağlı
bizde karşıdan bakınca ,bir cok kişiyi bahar sonrası gibi görüyoruz,yaklaştıkca işin şekli değişiyor,
ha odun,ha yakmaklık odun,ha cangallık odun,
ha k...m,
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
cenk sarıcı
Yer:
Diğer
Tarih:
16 Mayıs 2012, Çarşamba 14:34 |
Selamlar site sakinlerine,
maalesef insanların dayanma sınırıda bir yere kadar oluyor.Kimseye kırgınlık yok ancak üzüntü var. hep beraber güzel işler yapılabileceğine inanan insanlara destek olunursa güzel günler yaşanabilir aksi takdirde bu durgunluklar normal....
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
sevim sarıcı
Yer:
Diğer
Tarih:
15 Mayıs 2012, Salı 14:49 |
Ardıcın yol işini
Hep birlikte çözerdik
İş ayarcılara kalınca
Hepten çaresiz kaldık
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
sevim sarıcı
Yer:
Diğer
Tarih:
15 Mayıs 2012, Salı 14:33 |
Ne kadar yazarsan yaz
Birileri alındı
Habu yol meselesi
Gene askıda kaldı
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
CKAVUK
Yer:
Diğer
Tarih:
14 Mayıs 2012, Pazartesi 13:42 |
Sadece maddeyi hedef edinenler ona ulaşırlar.Ama maddenin içine duygu katılmazsa maddenin bir işe yaramadığını ergeç görürler
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
salih dilki
Yer:
Diğer
Tarih:
05 Mayıs 2012, Cumartesi 19:56 |
sayın muhtarımız bildirmiştir, gurukale ve civarına beton dökülüyormuş ,yeri yurdu olanlar ve yardım etmek isteyenler muhtarımızla irtibata geçsinler
istanbulda da şaban (recep)durkaya ve salih dilki ile irtibata gecebilirler.
haydi hayırli işler,hayırlı günler,allah yaptığınızı ve yapacağınızı kabul etsin
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
sevim sarıcı
Yer:
Diğer
Tarih:
03 Mayıs 2012, Perşembe 10:07 |
Köyümüz ev yapmada ilerleme, yol yapmada duraklama dönemine girmiştir.Duraklamadan sonra gerileme dönemi kaçınılmazdır.Yapılacak tek şey var.Maden ocaklarındaki gibi fındık bahçelerine ray döşeyelim.Hem teleferik gibi tehlikesi de yok.Vagonlar nasıl olsa hem yük,hem insan taşıyor...
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
BAYRAM DİLKİ
Yer:
Diğer
Tarih:
03 Mayıs 2012, Perşembe 02:17 |
Türkiye Fındık Fiyatlarını Belirleyecek Tek Ülkedir
15 Nisan 2011, 00:35
Türkiye dünyanın, Fındık üretiminin %70 ini sağlamaktadır. Bu üretim tekelini elinde bulunduran ülkede fiyat belirleme yetkisinide elinde bulunduran ülkedir.
Bu dünyanın her yerindede böyledir. yani kim hangi ürünü tekelinde bulundurup üretiyorsa, ancak bu ürünün fiyatınıda o belirler.
Ama ülkemizde malesef bu böyle değil, Dünya fındık ticareti avrupadan yönetilmektedir. Hükümetlerimizde bu çerçece içersinde seçim durumuna göre üç aşağı iki yukarı bir fiyat belirlemesi yapmaktadırlar.
Fındığın en büyük alıcıları, çikolata üreticisi olan ülkelerdir, Bu ülkeler yılda 500 bin ton yağlı tombul fındığa ihtiyaçları vardır ve bu sadece bizim Giresun ve Ordu yöresinde üretilen fındıktır. Yani sivri,alemit,palaz v.g. fındık değildir.
Hem çikolata markasından ve kalitesinden taviz vermeyen, hemde alışkanlıklarının devamı olarak bizim yağlı tombul fındığa ihtiyaçları hayati önemdedir.
Bu şudur, bizim belirlediğimiz fiyat üzerinden almaya mecburlardır. şimdi Fındık fiyatı iki katınada çıksada bu çikolata satış fiyatına sadece % 5 artış getirmektedir. buda çikolata alıcılarının eğlimini değiştirmeyeceği ortadadır, buna nazaran Türkiye fındık borsasını kendi ülkesinde kurmamaktadır. Halkımız ise sadece geçen yıl fındık alış fiyatının sadece biraz üzerinde fiyat istemekle memnun görünmektedir. Halbuki ürettiği fındığın ne değerinin nede emeğinin karşılığı olan gerçek fiyattan bir haberdir.
Fındığn alış fiyatı 13 tl den az olmamalıdır. ( devamı gelecektir)
|
| Yukarı |
|
| |